saklidunya

kız gözüyle bakış açısı

Sünnetin kız çocukları üzerine etkisi

suntBaşlığa aldanıp bilimsel bi makale olacak izlenimine kapılmayın. Yazacaklarım tamamen şahsi tecrübe ve genellemelerden ibaret olacaktır. Bu yüzden de hiç bir yerde okuyamayacağınız kadar sade, doğal ve şaşırtıcı gelebilecek bi yazı okumaktasınız.

Küçük bi kızken sünnet törenlerine giderken sünnet çocuğunun çekeceği acıya üzülürdüm. Öteki yandan, giydiği kıyafet ve ona verilen padişahlık rütbesi ile birlikte adına düğün yapılıyor olması da karşı cins olarak beni kıskandırırdı. Sünnet çocuklarının tüm aşırıklıklarına göz yumulurdu düğünlerde. El kadar sünnet adayları sigara bile içerdi, maytap yakardı. Kesim vakti geldiğinde ise bu kez ben kendimi sünnet çocuğundan üstün hissederdim. Çünkü bütün bu cicili bicili kıyafetler ve iltimas duyacağı acıyı telafi etmek içindi. Akraba sünnetlerinden hatırladığım kadarıyla çocuk kesilirken kadınlarda meraklı gözlerle izlerdi. Eminim çoğu kocasına sünnet olurken nerelerinin kesildiğini soramamaktaydı. Derken sünnet olan çocuk yanında fotoğraf çekinirdik. Sünnet anında bense keyiflenirdim. Ohh iyiki erkek değilim derdim ve onlara acırdım. Şapkalarıyla münasip yerleri kapanan sünnet bebeleri yanında foto çekinmekse beni çok utandırırdı. O fotograflarıma baktığımdaki yüz ifademde bile utancımın izi var. Sonradan da öğrendim ki sünnet çocukları da bu fotoğraflarına bakmak istemezlermiş. Bu yüzden abim bütün sünnet fotolarını kesip atmıştı. Neden erkekler bu anı hatırlamak istemez ya da görmek istemez? O acıyı yeniden hissetmemek için mi? Yoksa acı, benim sandığım kadar kötü değil midir? bunların cevaplarından çok emin değilim ama kız çocukları öylesine sünnet düğünlerine götürülmemeli çünkü onlar da herşeyin farkında. Uygun bi dille herşeyin açıklaması yapılmalı ki kendini üstün yada alçak görmek kompleksine girmesinler.

Advertisements

September 4, 2013 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , | 10 Comments

Kadınlar ve Göğüsleri

nickiminajBir keresinde erkek arkadaşıma sormuştum. Yürürken -ingilizce adıyla- “toplarınız” sizi rahatsız etmiyor mu? Cevabı şu olmuştu, “Göğüsleriniz sizi nasıl rahatsız etmiyorsa bizi de onlar etkilemiyor. Peki sahiden gögüsler bir kadın için ne ifade eder, anlamaya ve anlatmaya çalışalım.

Kızların ergenliğe girmesiyle birlikte vücutlarındaki en önemli değişiklik göğüslerinin belirginleşmeye başlamasıdır. Kimisinde hızlı bir büyüme görülürken kimisinde sadece belirginleşme kaydedilir. Bu dönemde kızlar genellikle göğüslerini saklama eğilimindedir çünkü hala onları kendilerine ait birşey hissetmez ve kısmen utanırlar. Hatta çoğu ergen kız vücutlarını kamburlaştırıp göğüslerini içeri çekmeye çalışır. Fakat bunun onların vücut eğrilerini bozmaktan başka bir işe yaramadığını söylemekte fayda var. Onlara tavsiyem badi tarzı küçük beden sütyen takarak bu şeylerin varlığına bir an önce alışmaları olacaktır. Ayrıca bu dönemde dikkat edip göğüslerine herhangi bi darbe almamaları da önemli.

Anatomik olarak göğüs büyümesinin 22 yaşına kadar devam ettiğini okumuştum. Elbette bu dünyanın sonu değil dışarıdan müdahaleler, masaj ve doğum gibi olaylarla da göğüslerin büyümesi söz konusu. Bu sebeple “şu yaşa geldim hala göğüslerim küçük” endişesine kapılmayın derim. Çünkü herşey herkese yakıştığı şekliyle veriliyor. Ayrıca şunu da unutmamak ta fayda var küçük göğüslü olmak değil büyük göğüslü olmak sorun.

Elbette büyük göğüsler daha ilgi çekici olabiliyor ama küçüklerin de daha sexy olduğu şüphesiz. Büyük ya da küçük her kadın göğüsleriyle mutlu mesuttur diye düşünüyorum. Pazarda yada iç çamaşır mağazasında onlara sutyen ararken bile gizliden bi zevk duydukları şüphesiz. Fakat sıcaklarda bazen terleyip can sıkıcı olabiliyorlar, bu yüzden pamuklu çamaşır giyilmesini öneririm.

Göğüs sağlığı açısından da arada bir masaj yapmak ve doğru çamaşırı kullanmak gerekmekte. Bir de mümkünse gece yatarken sutyeninizi çıkararak uyuyun. Onları kafese kapatarak iyilik etmiş olmazsınız, rahat ettiğiniz ortamlarda salıverin gitsin derim 🙂 bu yüzden eve geldiğimde fırlatıp attığım şeylerden biri de odur. Hatta bazen askılığım çeşitli renk ve ebatlarda sutyenlerle dolabiliyor. Onları orda unutup misafirlere de sergi yaptığım da olabiliyor. Kısaca bizi erkeklerden farklı yapan şeylerle özel ve güzeliz! Fakat şunu da merak etmiyor değilim. Yabancı erkeklere temastan olabildiğince kaçındığım için fazla bi tecrübem ya da bilgim de yok. Acaba bir erkeğe sarıldığımızda göğüslerimizi hissetmek onları nasıl etkiliyor ya ada bu durumun farkında olmuyorlar mı? Okuyanlardan cevaplayan olursa sevinirim.

June 12, 2013 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , | 3 Comments

Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyer?

GörselTak tuk Tak tuk…. Ayakkabı topukları darbuka gibi ritm tutarken kalçalarda bu ritme eşlik eder topuklu ayakkabıda. Biz giyerken öncelikli olarak bunu düşünmeyiz elbette, bu çoğunlukla biz topuklu ayakkabı giyerleri farkedenlerin gözünde canlanandır. Her kadının farklı nedenleri olabilir topuklu giymek için. Kiminin boyu kısadır, kimi düğün nişan vesilesiyle giyer, kimi de ara da bir.

Nedeni ne olursa olsun, hayatında bir kez bile topuklu ayakkabı giymemiş olan ve topuklu ayakkabıdan nefret eden kadınları şiddetle kınıyorum. Hani vardır ya o tipler “Ayy topukluyla hiç rahat edemem, nasıl giyiyorlar?” Asıl sen nasıl kadınsın diyesim geliyor. Ha dini sebeplerden ya da sağlık sorunlarından dolayı giymeyen bayanları saygıyla karşılıyorum elbette ama diğerlerine belediye baksın! Bir kere rahatsız topuklu ayakkabı yoktur, rahat topuklu ayakkabıyı bulamamak vardır. İlla ki iğne topuklu ayağınızın şeklini alt üst eden topuklu giymek gerekmiyor elbette. Doğru topuğu bulursanız, babet giymekten bile daha rahat hissedebilirsiniz. Platform topuk ve dolgu topuklar rahat kategorisindedir. Özellikle yazın giyilen rengarenk dolgu topuklar hem spor hem şık durabiliyor.

Topuklu ayakkabı giymek için de bir çok neden var. İlki, elbette bizi olduğumuzdan uzun göstermesi. Fakat topuk boyunu abartmayıp, sünnetli gibi yürümemek te fayda var tabiki. Çünkü topuklu giydiğinizde rahatsız bile olsanız kuşlar gibi süzülüyor olabilmeniz gerek.

Topuklu ayakkabı sizi olduğunuzdan daha ince gösterebilir. Eh boya çekme olayı olduğu için tabi enden tasarruf ediyoruz.

Çok sıradan bir kıyafetinizi topuklu ayakkabı anında şıklaştırabilir. Tabi renk uyumuna ve tarza dikkat etmek suretiyle.

Ve son olarak topuklu giyince kendimizi daha seksi, çekici ve özgüven dolu hissediyoruz. İş ortamında topuklu giydiğim ve giymediğim günlerdeki modum ve çevremdekilerin tavrının aynı olmadığını bir çok kez gözlemledim. Daily Mail’in haberine göre de topuklu ayakkabı üzerine iki araştırma yapılmış. Bir grup kadından hem topuklu hemde babetlerle yürümleri istenip, videoya çekilmiş. İkinci araştırmanın güvenilirliği açısından katılımcıların başları gösterilmeden vücutlarının sadece bir bölümüne ışık verilerek bir grup erkek ve kadınla bu video nun 30 sn yi paylaşılmış. Ve hepsi topuklu ayakkabı giyenlerin daha çekici olduğu yanıtını vermiş. İkinci araştırmada ise başları gözükmeyen ve vücutlarının sadece belli bölümlerine ışık tutulan babet ve topuklularla yürüyen katılımcılardan hangilerinin bayan hangilerinin erkek olduğu sorulmuş. Elbette ki topuklu ayakkabı giyenlerin bayan, babet giyenlerin ise erkek olabileceği söylenmiş. Topuklu ayakkabı giyenlerin daha feminen olduğu çünkü topuklardan dolayı daha kısa adımlar attıkları için vücut ritmlerinin daha hareketli olduğu ilave edilmiş. Bu araştırmaya göre topuklu giyenler topuksuzlardan 4 adım fazla atıyor. Bir rivayete göre de kadının orgazm esnasında ayaklarını topuklu giyer gibi kıvırdığı bu nedenle topuklu giymeyi sevdiği söyleniyor.

Araştırmalar böyle. Erkeklerin topuklu giyen bayanlar hakkındaki gerçekçi fikirlerini paylaşmalarını gönülden arzu ederim. Bir de merak ediyorum acaba topuklu ayakkabı giyen bayanlardan haz etmeyen erkekler var mı? (yine dini sebepleri tenzih ederek soruyorum).

June 2, 2013 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , , , | 2 Comments

Adet Öncesi, Esnası ve Sonrası

Görsel pedBiz bayanların her aylarının, hemen hemen 3 te 1 ini kapsayan adet dönemi öncesi ve sonrasıyla bilinenden daha kompleks bir olgudur. Kadınları anlama da onların bu dönemini bilmek oldukça önemlidir. Adet, regl, aybaşı, hastalık hali adı ne olursa olsun hepsi aynı kapıya çıkar. Kadınlar tabir-i diğerle 6 ila 10 gün kanarlar.

Adet olmak sağlıklı olmanın bir göstergesidir. Kızları olgunlaştıran, dişiliklerini hatırlatan bir olaydır Mevsimsel değişikliklerden etkilenip geç yada erken adet görülebilir. Ancak uzun süreli gecikmelerde ve renk değişikliğinde hekime başvurulması tavsiye edilir. Peki adet öncesi dönemde kadınlarda fiziksel ve ruhsal belirtiler ve değişikler nelerdir? Adet öncesindeki 1 haftada kadında elde ayakta memelerde şişme görülebilir. Aşırı uyku da yine adet olma belirtilerindendir. Tatlı ve çikolata yeme isteği artar. Buna bağlı olarak da sivilcelenme görülebilir.  Yüzde kızarıklık zaman zaman bunalma sıcaklama gözlenebilir. Tadını bilen kadınlarda aşırı kudurma da görülebilir. Daha doğrusu kadınların öpüşme, dokunma, seksi gözükme ve seks yapma isteklerinde artış gözlenebilir. Adet öncesi bi kadınla sevişen erkeğin keyfineyse diyecek yoktur. Adet gününe yaklaşıldığında ise karında ve bacaklarda titremeyle ve uyuşmayla karışık ince ince ağrılar baş gösterir. Adet günüyse bu ağrılar kıvrandırıcı olabilir ki o günlerde kadınları iki büklüm oflarken görebilirsiniz. Böyle bi durumda onlara ped uzatmanız yerinde olacaktır 🙂 bu fiziksel etkilerin yanı sıra ruhsal etkenler de baş gösterir elbette. Bence kadınları erkekler için  ‘anlaşılmaz’ yapan şey regl olmaktır. Adet öncesi ruhsal ve fiziksel değişiklikler adet esnasında da devam eder. Yani kadınlar sadece adet dönemini kapsayan bu süreçle değil öncesiyle de imtihan olurlar. Aslında tek yaptıkları vücutlarındaki değişime uyum sağlama yada sağlayamama kompleksidir. Ruhsal olarak kadınlar adet öncesi dönemde bunalım takılırlar. Hiçbir şey yetmez onlara. Herşeyi kafaya çok takarlar, ayrıntılara çok takılabilir, en ufak şeylere inanılmaz tepkiler gösterebilirler. Yalnız kalma ve hayata karşı isteksizlik görülebilir. yalnızlık tercih edilir ve bu yalnız zamanlarda genellikle nedenli nedensiz hüngür hüngür ağlanılır. böyle zamanlarda kadın “Sevgilim sana noluyor böyle?” demek yerine bir erkeğin bütün bunları bilmesinde ve kadınına sarılıp ona yanında olduğunu göstermesi gerekir. Adet öncesi dönem kadın için adet esnası dönemden daha zordur çünkü ruhsal olarak etkilenme daha fazladır. Eh haliyle kadınlar kadar erkekleri de bu durumdan nasiplerini alırlar. Konuşmanın orta yerinde telefonu kapatır yada 2 gün küsebilirler. Kadınlar bu dönemde çok değişkendir, bu hallerine kendileri de anlam veremezler o yüzden erkekler anlamıyorum diye üzülmesinler.

Adet olduklarında, yani donlarında o kırmızı lekeyi gördüklerinde ise -ki bu kirli kan olduğunu sandıkları için rengi kahverengiye de kaçabilir- içten içe bir sevinç duyarlar. Oh be geldi misali. Bir kere sürekli adet oldum mu ya da altıma geçti mi acaba sorusu cevaplanmıştır artık. Tuvaletten bi mutlu çıkarlar ilk görünce. En azından ben öyle oluyorum. Tabi eğer pedsizsem ve çıtçıtlı badi giydiysem aynı oranda mutlu olamıyorum. Bir de herhalde erkeklerden gizlediğimiz özel bi durumumuz olduğu için içten içe mutlu oluyoruz galiba.  //adet kanı kirli değildir kadınlar arasında bu şekilde adlandırlır//

Adet döneminde ise kadınlar birazcık cinselliğe kapatırlar kendilerini çünkü offline olmuşlardır. Aslında adetliyken sevişme olmayacak diye bi kural yoktur ama kadının ve partnerinin sağlığı için öyle olması daha doğrudur. Okşanıp, öpüşme istekleri vardır elbette ama adet kokularının partnerleri tarafından anlaşılacağı endişesiyle yanaşmaya çekinirler. Tatlı çikolata yemek istekleri ndeki artış devam eder. Aşırı uyuma ve uyanmada güçlük yine görülür. Kadınlara tavsiyem ped kullanırken hep aynı markayı kullanmaları çünkü herhangi bir değişiklik olumsuz etki yaratıp tahrişe ve mantara neden olabilir. Kimi tenler çok hassastır. Adet döneminin ilk  2-3 günü daha yoğun kanama olacağı için en geç 3-4 saatte bir ped değiştirmek gerekir. Ve uyandığınızda güzelim nevresiminizde ve pijamanızda kan görmek istemiyorsanız, geceleri uzun gece pedleri kullanmak lazım. Sızma korkusu bu dönem boyunca devam eder. Arkamda bişey varmı deyip durur kızlar. Kirli kan attığımız için hafif küflü kokar. Bu koku bizi çok tedirgin eder. Fakat ben kokulu pedler kullanmayı buna çözüm görmüyorum. Pedin kokusuyla birleişnce daha da iğrenç olabiliyor. Hem de kimyasal olarak bi koku barındırdığı için bu tarz pedleri kimseye tavsiye etmem. Adet kiminde 5-6 gün kiminde 10 güne kadar uzayabilir. Dini terminolojide hayız olarak adlandırılan bu dönemde ibadetler beklemeye alınır. Bu hiçbir ibadet yapılamaz anlamına gelmez elbette hayızlı hallerde yapılabilecek ibadetler vardır ki mutlaka yapılmalıdır bu dönemin ruhsal ağırlığını hafifletmek adına. Kadınlarda bu dönemde kendini işe yaramama gibi hisler görülebilir ve kimisi adet ağrısı ve sancısından çok acı çekip kadınlığına sövüp sayabilir. Ama herşeye rağmen kadın olmak güzeldir elbette. Adet ağrısı için ilaç almak fayda edilir ama almamak yada alışkanlık haline getirmemek en iyisidir. Özellikle ayaklarınızı ve karnınızı sıcak tutmadıysanız daha ağrılı adet geçirebilirsiniz. Ağrı aslında kanın çıkarkenki akışkanlık özelliğini kaybedip içimizde baloncuklar oluşturmasından kaynaklanır. Bu yüzden ağrı esnasında sırt üstü uzanıp ayakları havaya dikmek hatta dizleri karna çekip gevşetmek kanın akışkanlığını kolaylaştıtrarak ağrıyı hafifletebilir. Adetliyken karnımızda sanki patlamalar olur işte bu yüzdendir; yolunu bulan kan pedi boylar yani sonrasında. İlk gün ve bitimine yakın ağrı daha şiddetli olabilir. Kimileri az bir ağrıyla atlatır kimileri çok ağrılı olur bu yaşam tarzı, kişilik yapısı ve hormonlarla alakalıdır. Bir de adetliyken karna sıcak su pressleri yapmak faydalı olabilir hatta erkeğinizin elini karnınıza koyması daha da iyi gelebilir. Adet bitimine yakın kanın rengi açıklaşır ve azalma olur. Adetin bittiği ise arkasından gelen saydam akıntıyla anlaşılır. Artık gusül alınıp temizlenip, mis gibi kokulup, normalleşme sürecine dönülür.

Adet sonrası dönemde rahatlama ve temizlik hisleriyle dolu olan kadın kaldığı yerden devam eder hayatına, ibadetlere devam etmek nefes aldırır. Adet sonrası beyazımsı yada saydam akıntı  ya da hafif te olsa kanama görülebileceğinden günlük pedler kullanılmalıdır. Fakat yine tavsiyem kokusuz olanları. Lütfen kızlar o iğrenç kokulu pedlerle küf kokunuzu birleştirip erkeklere daha da fazla işkence etmeyin. Bide etrafınızdaki bayanlara, çünkü kolay anlaşılıyor!

Adet öncesi, esnası ve sonrasıyla ilgili bildiklerim, tecrübelerim ya da şu an aklıma gelen bunlar. Daha fazlasını eklemek isteyenler. Hayır yanlış biliyorsun bi de şu var demek isteyen baylar bayanlar buyursun yazsınlar yorumlarını.

Erkeklere son not: Adet olayını bilmeden elbette kadınları anlamanız mümkün değil!

May 22, 2013 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , , , , | 6 Comments

Erkek Olsaydım

boys“Erkek olsaydım….” diye başlayan cümleleri birçok kızdan duymuş olmanız gerek. Peki ne yatar bu – kimi zaman masumca dile gelen- sözlerin ardında hiç düşündünüz mü? Kızlardaki o koca boşluk ve beraberindeki o koca çıkıntının eksikliği temel sebep olsa gerek.
Kız çocukları her zaman ” second sex” (ikinci sınıf cinsiyet) olarak görülmüştür aslında. Bunun aksini iddia edenlerin kafalarının bir yerinde de bu böyledir maalesef. Buna bağlı olarak da aşağılanmaya ve bastırılmaya maruz kalmıştır bayan cinsiyeti. O yüzden erkeği erkek yapan herşeye karşı bir özenme geliştirmiştir. Erkeklik; güç , üstünlük, iktidar, öncelik, liderlik, özgürlük kavramlarıyla daha çok özdeşleştiği için de her kadın hayatının bir yerinde hep “erkek olsaydım” der. Bunun tam aksi olan “kadın olsaydım, kız olsaydım, dişi olsaydım” gibi ifadeler bakın ne kadar da kulağa tuhaf geliyor! Nedeni basit! Erkekler erkek olmaktan memnun ve bunları onlardan duymayız. Bunun bir nedeni de böyle cümlelerin onların erkekliğine ters geleceği düşüncesi elbette.
İlk ne zaman “erkek olsaydım” dedim bilmiyorum ama en son dün dediğimi hatırlıyorum. Annemle telefonda konuşurken arkadan dedemin “bu kız çok cesur, sesi delikanlı gibi geliyor bak” demesiyle “evet, erkek olmalıymışım ben” diye iç çekmem annemin de üstüne “yaa keşke demesi” bir oldu. Dede cesurluğumu erkeklikle özdeşleştiriyor, ben de aynı şekilde, annemse yıllardır içinde kalmış bir iç çekişi yeniden dile getirmiş oluyor. Hadi bir bakalım erkek olsaydım neler olurdu varsayımlarıma geçelim şimdi.
1-Erkek olsaydım, ailemi daha da mutlu edecektim, şüphesiz. Çünkü abimin yanına bi tane daha erkek olur diye yapmışlar beni. Yataktaki hesap doğumdakine uymamış tabi. Ailenin 3. son kızı doğmuş. Annemin üst üste erkek doğuran eltisi üstüne böyle olmam pek de hoş olmamış bizimkiler açısından tabi. O yüzden yıllarca söylenip durdu, “sende erkek olursun dedik, ama olmadın”. Sonrasında erkekmişim gibi muamele gördüm, erken yaşlarımdan itibaren her işimi kendim görmeye ailemden uzakta olmaya alıştım. bu yüzden kimi zaman onlara asalak yaşayan abimden bile daha erkek hissettim kendimi. Neyse ki bütün bunlar bende fazla yan etki yapmadı. Kızlara ilgi duymak gibi sapkınlıklar geliştirmedim. Ama şu bir gerçekti ki kadın vücudundan çok etkilendim hep.
2-Erkek olsaydım, etrafımdakiler eminim daha çok ilgi gösterecekti. Erkek olsaydım yemeğin en güzel yeri bana ayrılacak, arabanın ön koltuğu hep benim olacaktı. Olmadı, kısmet! Erkek olamadığım için bastırılmam nedeniyle gelişmemiş olan özgüvenim şu ankinin tam tersi olacaktı ve olduğumdan iki kat daha başarılı olacaktım.
3-Erkek olsaydım, yaptığım her saçmalığın açıklaması, ” Bacaklarını kırarım, öyle birşey yaparsan eve gelme” yerine “delikanlılıkta olur, erkek adam ne de olsa” olacaktı. İşte bu yüzden erkek olsaydım, her kıza inci boncuk dağıtırdım. Hepsinin sevilmeye ihtiyacı var deyip bir onu bir ötekini severdim. En sonunda birini çok sevip ibne hayatıma tövbe ederdim heralde.
4-Erkek olsaydım, geç olgunlaşmanın tadını çıkarırdım. 20-25 yaşımda saçlarımın erkekler yüzünden çoğunu kaybetmiş olmaktansa; erkek erkeğe playstation oynayıp, kız arkadaşımın arada gelip evimi derleyip toplaması, bana dadılık yapmasını tercih ederdim. Ne de olsa karşılığında onda olmayanı, ona verince herşey güzel olurdu. Her ilişkinin duygusal yükünü hep daha fazla sırtlanmak zorunda kalmaz, bitenlerin arkasından da yoluma daha rahat giderdim. Başkasını beklemek zorunda kalmaz, ben seçen olurdum ya da seçmeyi deneyen.
5-Erkek olsaydım, hergün ne giyeceğim endişem yerine dolabımda ütülü gömlek pantolon ve ceketlerim olurdu. Tek endişem gömleği kravata uydurmak olacaktı. Erkek parfümü manyağı kızları, parfümümle tavlamak ta cabasıydı tabi.
6-Erkek olsaydım, kıllı kıllı gezmekte bir sakınca yoktu. Ağdaymış, pedmiş, manikürmüş, cilt bakımıymış… hepsi lüzumsuzdu. Ne de olsa en güzel kızlar en çirkin en kaba saba en tipsiz adamlarla beraber. Kızlar kandırılmak istiyor, bu yüzden tatlı sözlere tav oluyor. Bir süre sonra söyleyeni de daha bi başka görmeye başlıyorlar. Bu yüzden erkek olsaydım, güzel olmama gerek yoktu. Taktikleri bilmek yeterdi herhalde.
7-Erkek olsaydım, şu anki güzelliğim başıma bela olmazdı. Otobüste ellenen değil -belki- elleyen olurdum. Peşimden koşturan saçma sapan adamlar kabusum olmazdı. Ya da orda burda laf atanların tacizlerine tiksinmek zorunda kalmazdım. Büyük ihtimal bunları yapıp kendini erkek sananlara şahit olduğumda, yumruğu indirirdim, erkek olsam.
8-Erkek olsam kadınlara karşı korumacı yaklaşır, hep ihtiyaçlarını gidermeye çalışırdım, bunaltmadan. Kadınımı kendime bağlardım ama onu özgür bırakırdım herşeyde, ne de olsa dönüp geleceği ben olacağını bilecek ve ona bi tek ben iyi gelecektim. Kıskançlık krizlerine girmeden kıskanır, en değerlim olduğunu sonuna kadar hissettiriridim.
9-Erkek olsaydım, sevdiğim, gözümün tuttuğu, bunla bir ömür geçer, dediğim kadının peşinden yıllar alsa da koşardım. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın misali, vazgeçmezdim. Olmadık yerde hoş süprizlerle karşısına çıkardım. Kadınlar ne derlerse desinler bıktırmayan ama ısrarcı tipleri seviyor. Peşlerinden koşan yada yedek kulübesinde duran birileri olacak mutlaka, çünkü ilk 11 den biri kırmızı kart görürse yerine adam lazım. Dikkat ettiyseniz, peşlerinden yıllarca koşup kabul etmedikleri adamlar hakkında kadınlar, “bir falan vardı, şimdi onla olsaydım keşke” cümlelerini çok kurarlar. Aslında sevmekten çok sevilmeyi tercih ederler. Aşk hikayerilerindeki aşık(seven) adam, maşuk(sevilen) ise kadındır bu sebeple.
10-Erkek olsaydım, dışarda aslan, evde kedi olurdum. Bunda karşımdaki kadının rolü büyük olurdu tabi. Evde dışarıyı, dışarda evi unuturdum. Erkekler çalışmaya başlayınca manitalarını bile aramayı unutur. Başarı hayatlarının merkezindedir. Bizse herşeyi paylaşmak isteriz. Zirvede bile olsak, orayı paylaştığımız biri olmadığı için üzülürüz. Güzel bir sahilde olsak şimdi yanımızda sevgilimiz olsa manzaranın keyfini çıkarsak deriz. Erkeklerin çoğuysa sahile işerler. Son olarak erkek olsaydım içine girilen değil, içine sokan olurdum. Ne de olsa sokup çıkarmak kolay ama bir dolu bir boş olmak öyle değil!
11, 12, 13… diye uzar bu liste. Bu benim aklıma gelen ilk 10’um. Katılın katılmayın o size kalmış. Yazılanlar genellemelerden ibaret, elbette herkes böyle değil. Şimdi, aynen böyle hisseden ya da ” aa evet bende erkek olsaydım şunu yapmak isterdim” diyen bayanlar eteklerini kaldırsın. Sana katılmıyorum, erkek olmak o kadar da kolay değil ya da erkek olmak harbiden iyimiş diyen erkekler de t-shirt lerini çıkarsın ki baklavalarını görelim???

May 19, 2013 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , | 2 Comments

bir kadına sahip olmak

Bir kadına sahip olmak zordur.  Ergenlik zamanında duygu ve hormonlarla karışık,sanki hiç cinsellik yaşamayacak gibi düşünürüz. Yeter ki bir kız erkek arkadaşınız olsun.  Ergenlikten sonra kadın uyanır  bedenini daha çok tanımaya başlar. Cinsellik erkek için ulaşılması gereken bir maksatken ,biz kadınlar bundan hoşlanmayız beynimizin diğer tarafı çalışır. Biz zaten her ay regl adet kanaması yaşarız yani hayatımız zaten bir cinsel dünyadır. Dünyadaki ped reklamları   prezervatif reklamlarından daha fazladır.

Erkek benliği orgazm esnasında bir kadınla cinsellik yaşarken bütün kadınları ele geçirdiğini ,kadın dünyasına gol attığını düşünür. O anda yattığı kadın sanki bütün dünyadaki kadın cinsine sinyalller verir gibi gelir.  Erkek yıllarca aradığı amaca ulaşmıştır. Amaçlara devamlı ulaşılmak isteniyorsa ona sahip olmak gerekir.

Bir kadına sahip olmak ona ulaşmak değildir, sahiplenmenin devamını gerektirir. Herkes evlenmek ister ama evliliği devam ettirmek bir sanattır. Bir kadın o evde kalmak istemiyorsa ne yapıp eder oradan kaçar. Gururuna yediremeyenler ise kadını öldürerek intikam alır.  Sonuçta ne yaparsanız yapın kadın kendisi isterse sahip olunur.

Kadınların özbenlikleri farklı farklıdır. Cinsellik yaşadığınız kadınla diğerleri farklıdır. Gol attığınız kadın dünyası değildir. Bir kadınla yatmakla bütün kadınları ele geçirdiğinizi sanmak hatadır.  Sadece  boşaldığınız boş bir vajinadır.

5 tane kızla çıkmış olmak erkek için kendini playboy sanmak hissine kaptırır.Ben kadınları tanıyorum ,biri giderse öteki geliyor bana bayılıyorlar.  Kadınların sizdeki aradıkları nitelikler bittiği anda Playboyluğunuz bitebilir. Dişilik hormonunun toplumsal  ilgisi bazen aniden değişebilir. Havadaki rüzgarın akışıyla ,bir yağmur damlasıyla değişim gösterebiliriz.

Ciddi anlamda sahip olmak onu tanımaktan geçer ,Her kadın gibi değiliz hiçbirimiz.Bunu anlayamadığınızda,  İşler kötü gittiğinde elinizde kalır. Hatanızı düzeltmediğinizde uzun süre kadınsız yaşarsınız.

Eviliğini devam ettiren yıllarca birlikte sorunsuz yaşayan erkekler de vardır onları tebrik etmelidir gerçek playboy onlardır.  Biz bütün kadınlara değil bize sahip olmanızı isteriz.

Bazen tipsiz,çelimsiz  erkeklerle çıktığımızı görünce, bu güzel kız nasıl oluyor da bununla çıkıyor dersiniz, hatta adama bak karısı ne kadar güzel bu yamuk herif nasıl bulmuş bu kızı dersiniz.

Siz sonuca bakın adam tipsiz veya değil kadını sahiplenmiştir. Tutmayı becermiştir.Bırakır mı.  Bazen çirkin erkekler güzel kadınlar için bu yüzden daha iyidir.

düşünceler kendime aittir kimseyi bağlamaz

July 7, 2012 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , , , | Leave a comment

üşütme ve kadınsal akıntı

Biz kadınlar çoğu zaman akıntıdan hep şikayet ederiz ve doktora başvururuz. Her akıntı korkmamızı gerektiren bır sinyal değildir tabiatımız gereği genellikle akıntı olayını hep yaşıyoruz ve bu akıntı kokusuz ve renksizse, korkmamızı gerektiren bir durum yoktur. adet döngüsü dışındaki oluşan  Akıntının rengı sarıya kahverenğiye dönüyorsa ve keskin bir kokusu varsa doktora basvurmalıyız ve genellikle doktorların bana önerdiği ilaç genelde  antibiyotik kökenli oluyor.Bunun yanında mantar varsa fıtıl verılır ve bu antıbyotık cıddı anlamda bu olayı cozuyor. Çözüme ulaşmış olsakta iç çamasırımızı pamuklu seçmelıyız yazın ya da kışın ayaklarımızı üşütmemeye dikkat etmeliyiz.Vajinamızın temizliğinede öenm göstermeliyiz her ne kadar o kendi kendıni temizleyebilen bir yapıda olsa da temizliğe titizlik göstermeliyiz.

Verdiğim bilgi zahiridir, aile hekiminiz veya doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın. Bunu bilgi olarak üşütmeye bağlı sorunu olan hemcinslerimin korkmaması ve belirleyici olması maksadıyla paylaştım

bana yazılan ilaçlar size farklı olabilir

July 6, 2012 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , | Leave a comment

Kadın orgazmı

Çoğu kadın yıllarca evli ve çocuklu oldukları halde orgazmı tatmamışlardır peki bu sorun sadece kadınlardan mı kaynaklanıyor ?

Bana sorarsanız hayır çünkü cinsellik zamanla öğrenılen bir şey ve erkeklere kadınlara  keyif almalarını öğretmek için büyük pay düşüyor. Orgazm olmayı öğrenirken bedenen ve ruhen buna hazır olmak gerekiyor.

Uygun bir ortamda sevişmeyi  bır zıhinle düşünceleriniz ve bedeninizin bu olayı istemesi gerekiyor her bir dokunuşu derinden hissetmek büyük keyif zihninizde kurduğunuz fantaziniz hissettiklerınizi dahada yüceltebiliyor.Parmaklarınızla doğru noktalara doğru şekilde dokunmak çok önemli her kadın aşağı yukarı aynı noktalardan tahrik olsada farklı dokunuşlar ile orgazmı yaşar.Başlarda hafıf tempoda çalan bir müzik gıbi dokunulmalı yada sürtunülmeli dediğim gibi kısıye gore degısıyor durum.kımımız iç çamasırlarımızla kimimiz  tamamen çıplak olarak bu olayı uyguluyoruz.

Çoğu insan bayanların boşalmasındaki yanlışlığıda bilmeli,Biz  Kızlar  çeşmeden akar gıbi fışkırarak erkekler gibi boşalmıyoruz ve partnerimizle bu  erotik fılmlerde bu abartılı olarak bize gösterdiğinizde fışkırarak boşalan kadınlar değil işeyen kadınlar görüyoruz. Erkekleri aldatmak için yapılmış bu filmler. Biz kızlar siz erkekler gibi fışkırarak boşalmıyoruz. Sizi aldatıyorlar. Kız olarak bu sahneleri görünce şaşırıyoruz doğal olarak.

July 5, 2012 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , , , | 7 Comments

nasıl hamile kalınır

Hamile kalmak biyolojik bir istektir kadın için, Ergenlik çağı ve öncesi kızken herşeyden hamile kalmaya korkarsınız. Erkeklere dokunmak,onlara ait şeylere bakmaktan bile hamile kalacağı korkusunu taşıyan kızlar çoktur bu ergenlik ve öncesi duyulan bir korkudur. Ama kızların da erkekler kadar bebek sevme fetişi vardır ki hamile kalma korkusu ile  bebek sevmek arasında kalınır. Bebek sevmeyen bir kız hemen hemen hiç yoktur hepimiz bebeklerle yetiştik. Bu bizim içdünyamızda hep var.

Hamile kalmak, kendi kendine mümkün olmayan birşey Bir erkekle ilişki  yaşayarak yada suni yöntemlerle mümkün.

Bir genç kız olarak her ay adet kanaması ,regl dönemimiz vardır . Bu hayatımızı hem zorlaştırır hemde kız olmamızı sağlar. Adet kanaması  Her ayda 1 kez hamile  kalma şansı sağlar.  Adet gördügümüz ilk günden yaklaşık 14-16 gün sonra tekrar hamile kalma şansımız vardır.  Birçok kadın cinsel ilişki sonrası ayaklarını havaya dikme yöntemi gibi hurafelere inanır. İnsanın hamile kalacağı varsa amuda kalksa da kalkmasa da zaten kalır. Önemli olan tam yumurtlama gününe rastlamaktır. Birde sperm kalitesi çok önemlidir. Sperm kalitesi erkeklerin soğuk günlerinde daha etkili olur.  Yani kış günleri kadınların hamile kalma şansı daha fazladır. Soğuk havada spermler daha hareketli olması yumurta hücresini daha kolay döllemesini sağlar.

Hamile kalmak ne kadar da biyolojik bir olay olsa da biraz da kısmet işidir. 10-15 yıl yumurtlama zamanını tutturamayan eşler de oldukça çoktur.

Kısırlık sorunu genellikle kadınlarda aranır erkekler en son bakılır, Genel sorunlar hormon salgısı ile ilgili olandır, Bu konuda kadın doğumcular ve üroloji dalına başvurmak gerekir.

Benim kişisel bilgilerimdir.

July 4, 2012 Posted by | KIZLAR HAKKINDA | , , , , | 2 Comments

   

The (Mis)Adventures of lendenpen

We've Got the Dreamer's Disease

saklidunya

kız gözüyle bakış açısı

cinseldusunce

10 Yıldır hobi olarak yazıyorum kimseye zararım dokunmadı.Reklam parayla işim olmaz.Mantık,aklım erdiği kadarıyla sorularınızı cevapladım. Dr prof Hekim değilim, Vatandaş olarak kendi toplumuma ne verebilirim düşüncesi ile bugüne kadar yazdım.Web sayfası yapmadım.Blog olarak kaldım ki deneme yazısı olarak kalsın.Tek kişiyim bir grup filan değilim. Okuyucuya ilgi için teşekkür ederim"